|
|
GÖKKUŞAĞI
Hatırlarmısın?
Ben seni sevdiğimde maviydi gökyüzü!
Yaprakların yeşilliği, denizlerin turkuazı.
Gelirken ben; giderken sen titrerdi yeryüzü,
Susardı kainat "seni seviyorum" derken biz.
Yıldızlar gözlerine inerdi ellerin ellerimdeyken;
Oysa zor olanı yaptın sen...gidişinle.
Gökkuşağını paramparça eyledin yüreğim gibi!
Hayat artık siyah-beyaz benim için.
Sor bakalım!
Taş duvarlarla ördüğün, aşkımı gömdüğün,
O beş para etmiyen yüreğin mutlu mu? şimdi.
|
|
ÖYLE OLSUN!
Git...gidebildiğince,
Yolun hep açık olsun.
Ah! etmiyorum ardından,
Günlerin hep aydın olsun.
Yaptığın kahpelik senin,
Ahirette benim alacağım olsun.
|
|
|
|
|
|
BOZBULANIK SELLER...
Bozbulanık sel imiş, aşk denilen coşku,
Masmavi enginlerin duruluğuna akan.
Gecesi gündüzüne, ayı yılına denk gelmeyen,
Takvimlerin aciz kalması,zaman kavramlarında.
İklimlerin sarhoşluğu evrende,aşkın tarifi,
Yedi rengin en kötüsü ve karasıymış meğer.
Tuallerdeki yalancı görüntüler gibi anlatılan,
Kimide rüya gibi ballandırılan kabustur aşk!
Çoğu kez söyleyeninde inanmadığı koca bir yalan,
Adı dillerde,fırtınası gönüllerde...aşk denilen illet.
|
|
|